İSTATİSTİKLER

40 kategori altında, toplam 942 haber bulunmaktadır.

Bu haberler toplam 449032504 defa okunmuş ve 2231 yorum yazılmıştır.

KİŞİYE ÖZEL BİRE BİR MBA & MASTER ETKİNLİĞİ

Üniversite ve Bölüm Tercihlerine Dikkat

Kategori Kategori: YGS ve LYS Haberleri | Yorumlar 6 Yorum | Okunma 1313951 Okunma | Yazar Yazan: admin | 21 Temmuz 2011 01:38:00

Ülkemizde yükseköğretim sistemi maalesef çok genç yaşta meslek seçmeye yönlendirdiği için adaylara büyük de sorumluluk veriyor.

Gençlerin öncelikle gelecekte nasıl bir yaşam düşündüklerini, seçmeyi istedikleri  mesleğin şartları, iş bulma olanakları, geleceği ve ekonomik durumunu çok iyi incelemesi gerekiyor.

Tercihlerini sadece bölüme göre değil, üniversiteyi, hatta üniversitenin bulunduğu şehri gözönüne alarak yapmalılar. Bütün bunları yaparken de yetenekleri ve kişisel özelliklerinin istediği mesleğe uygun olup olmadığını, bütün bunların da meslekte başarılı ve mutlu olmaya yeterli gelip gelmediğine bakmalılar.

Adayların kişisel merak ve ilgi alanları meslek tercihi kararlarında doğrudan etkili. Bazen bir üniversite adaylara iyi bir öğrencilik yaşamı, saygın bir meslek ve başarılı bir hayatın kapılarını açar. 

Kılavuzu iyi inceleyin

Cihan Yeşilyurt (Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü)

ÖSYM’ce yayımlanan Tercih Kılavuzu üniversite adayları tarafından yeterince ve detaylı bir biçimde incelenmiyor. Kılavuzun düzgün bir şekilde incelenmemesinden dolayı da telafisi mümkün olmayan hatalar yapılıyor. Örneğin; okuduğu bölümün paralı olduğunu bilmeyen, il yerine kasabayı tercih ettiğini fark etmeyen öğrenciler olabiliyor. Bu bağlamda ilk önerim; öncelikle 2011 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nun adaylar tarafından incelenmesi olacak.

Üniversite sayısının 170’leri bulması nedeni ile son yıllarda program seçimi ile ilgili kararsızlıklar daha da  artmış durumda. Üniversite adaylarının eğer mümkünse birkaç okul gezmelerinde ve okulun olanakları ve yaşam maliyeti gibi konularda bilgi edinmelerinde yarar var.  Adayların tercih edecekleri bölümlerin ders içeriklerini incelemeleri ve istedikleri bölümde okuyan öğrencilerle sohbet etmeleri, tercih sürecinin sancılı dönemini azaltacak ve kendilerine yol gösterici olacaktır.

Tercihte bulunmanın da belirli kuralları var. Üniversite adaylarının bu kuralları anlatan yazıları okumaları da gerekiyor. Örneğin; genel lise mezunu bir aday, 2 yıllık ön lisans programları tercih ettiğinde önceliğin meslek liselerinde olduğunu ve eğer kontenjan artarsa kendisine sıra geleceğini ve 0,12 AOBP’li başarı sırasına göre yani alan dışı tercih yaparak yerleştirme yapılacağını bilmeli. Her tercih döneminin sürprizleri olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Bazı bölümlerin başarı sıraları düşecek (belki kontenjanı dahi dolmayacak) bazılarının ki ise yükselecektir. Üniversite adaylarının bu durumu unutmadan tercihlerini oluşturmaları gerekiyor.

Tercih dönemi adayların kafalarının en fazla karıştığı bir dönem. Tercihlerle ilgili herkesin (ders öğretmeni, anne baba, dayı teyze vs.) her konuda bir fikri olabiliyor ve bu durum adayları olduğu kadar rehber öğretmenleri de zorluyor. Üniversite adayları rehber öğretmenlerine güvenmeli ve tercihlerinin son halini mutlaka onlara göstermeliler.

Yapılan en büyük hatalardan biri puan odaklı tercih

Prof. Dr. Muhammed Şahin  (İTÜ Rektörü)

Uzun ve yorucu bir sınav maratonunun ve sonrasındaki stresli bekleyişin ardından üniversite adayları en az sınav kadar zorlu bir süreci yaşıyor. İşte bu dönemde iyi bir üniversite eğitimi almayı hedefleyen adayların önemli bir kısmının ortak birtakım hatalara düştüğü kanaatindeyim. Bu hataların başında adayın aile ve çevrenin etkisi ile ilgisinin ve yeteneğinin olmadığı bir alana yönlendirilmesi geliyor. Kuşkusuz bu düşüncenin altında ailelerin, çocuklarının cazip iş imkanlarına ve mesleki saygınlığa sahip bir bölümde okumasını istemeleri yatıyor. Fakat sevmediği ve istemediği bir bölümde eğitim alan öğrencinin o alanda başarılı olmasının son derece güç olduğu ve böyle bir eğitimin mesleki anlamda başarısızlığın yanında mutsuz bir hayatı da beraberinde getireceği asla akıldan çıkarılmamalı. Aileler bu noktada çocuklarıyla ortak bir dil geliştirebilmeli ve onların istek ve yeteneklerini ön planda tutan bir tercih stratejisi belirlemeli.

Bölüm seçerken üniversite tercihi de önemli

Puan odaklı tercih yapmak, adayların tercih sürecinde yaptığı hatalardan bir diğeridir. Adaylar, aldıkları puanın tamamını kullanmak uğruna, eğitim almak istemedikleri bölümleri sadece “yüksek puanlı” oldukları için tercih edebiliyor. Ancak unutulmamalıdır ki, sadece yüksek puanlı olduğu için istemediği bir bölümde okuyan bir öğrencinin başarılı olma ihtimali son derece düşüktür. Ayrıca bir bölümün puanı o bölümün kalitesini gösteren tek ölçüt değildir. Bölümlerin dünya sıralamalarındaki yerine ve uluslararası eşdeğerliklerine bakmak gerekiyor.

Adayların “Hangi bölüm?” sorusuna verecekleri yanıt kadar, “Hangi üniversite?” sorusuna verecekleri yanıt da önemlidir. Özellikle rekabetin yoğun olarak yaşandığı alanlarda, mezun olunan üniversite, iş bulma noktasında büyük önem taşımaktadır. Uluslararası düzeyde akredite olmuş, alanında öncü, seçkin akademisyenlerin yer aldığı bir üniversitede eğitim almak son derece önemlidir. Bunun yanı sıra üniversitenin bulunduğu çevrenin sosyal ve kültürel ortamı, öğrencinin kişiliğini şekillendirmekte büyük rol oynamaktadır.

Bu anlamda kültürel, sanatsal ve sosyal etkinliklerin yoğun olarak yaşanabileceği bir şehir ve üniversite seçimi, öğrencilere avantaj sağlamaktadır. Diğer yandan, iş dünyasının yoğun olarak faaliyet gösterdiği ve istihdam olanaklarının yüksek olduğu bir şehir de, öğrencilerin çeşitli sektörleri gözlemleme ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikleri geliştirebilmesine imkan vermektedir. Adaylar, tercihlerinde tüm bu saydığımız noktaların yanında, üniversitenin akademik kadrosundan, verdiği diplomanın yurt dışı eşdeğerliğine, bilimsel araştırma projelerinden laboratuvar olanaklarına, yurt dışı eğitim olanaklarından iş dünyasıyla olan işbirliğine kadar birçok noktayı dikkate almalı, yapacakları seçimin geleceklerini doğrudan etkileyeceğini unutmamalıdır.

Geniş iş imkanı var

Muratcan Şen (Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği 3.sınıf öğrencisi)

Makine Mühendisliği tüm  mühendisliklerin başı olarak  bilinir. Günümüzde yaşamımızın her yerine giren ve gün  geçtikçe yeri artan makineler sayesinde Makine Mühendisi’ne ihtiyaç gün geçtikçe artıyor. Üniversitede rahat 4  yıl geçirmek  isteyen  kesinlikle  bu alanı seçmemeli. Çünkü çok güçlü fizik  bilgisi ve  sevgisi  gerek tiren, ayrıca ağır, zorlu derslerden oluşan bir bölüm. Ama  Makine  Mühendisliği’nden  mezun  biri kolaylıkla  bir  fabrikada, Ar-Ge  labaratuvarında iş bulabilir.  Ben küçüklüğümden  beri  pilot  olmak istiyordum. Buraya giremedim. Yine de bu alana yakın diye Makine Mühendisliği’ni tercih ettim. Bölüm zor ama ilgi alanınız fizik ise eğlenceli bir bölüm. Erkekler daha çok ilgi duyuyor, geniş iş imkanı var.

Ciddi sabır ve güçlü bünye gerekiyor

Dilara Demiralp (YTÜ Mimarlık Fakültesi 2. sınıf öğrencisi)

İşimiz gerçekten zor. En iyisi, tüm kararı bireysel iradeyle ve kimseye sorumluluk vermeden almaktır. Ben seçimimi mimar olmaktan yana kullanmış binlerce insandan biriyim. Bu bölümün olduğu birkaç okulu tercih listemde üst sıralara eklemeden önce özellikle İstanbul’daki fakülteler üzerine araştırmalar yaptım. Yakın çevremdeki mimarlarla iletişime geçip, iş ve yaşam şekillerini analiz edip, onlarla empati kurmaya çalıştım. Kendi ilgi alanlarımla ne kadar çakışıp, ayrıldığını ve kişiliğime ne derece uygun olabileceğini öngörmeyi denemiştim. Mimarlıkla ve mimar olmakla aramdaki ilişkiyi henüz flört olarak tanımlıyorum. Cazibesini inkar edemem. Aşık olmak işten bile değil. Ancak kolay ikna olmama ve eleştirel bakış açısına sahip olma iyi bir mimarın temel dinamiklerini oluşturduğundan bu mesleğe teslim olmadan önce onu her yönüyle tanımak gerekiyor.

Mimarlıktan bahsederken bu kadar insana dair duygulardan yardım almam, mimarlığın çok derinden insana bağlı olmasından kaynaklanıyor belki de. Avrupa’da insanla direk ilişkisi olan ilk üç meslek grubu tıp, hukuk
ve mimarlık olarak tanımlanıyor. Mimarlık ayaklarını mühendislik ile yere basan, sanat ve hayal gücüne sırtını dayayarak nefes alan ve vücut bulan bir disiplindir.

Masraflı bir bölüm

Gerçek şu ki; ikinci veya üçüncü sınıfa geçmeden pes edenlerin olduğunu görmek mümkün. Fiziksel olarak yorucu tarafı ciddi sabır ve güçlü bir bünye istiyor. Proje teslim zamanlarında günlerce uyumamak söz konusu olabiliyor. Ayrıca mimarlık masraflı bir bölüm. Maket yapım malzemeleri ve jüri öncesi pafta hazırlamak için yapılan harcamalar sunumun kalitesi ile doğru orantılı olarak artıyor. Öte yandan bir mimarlık öğrencisi eğitim aldığı şehirle sağlam etkileşimde olma ihtiyacı duyar. Özellikle İstanbul bunun en yoğun yaşandığı illerden biridir. Sadece fakültede değil fakülte dışında da mimari gözünüz açık olmalıdır.

Ben bunları bilerek tercih yaptım. Ağır basan tarafı tasarım yapma isteği ve insana dokunan bir iş yapma arzusuydu. Matematik-Geometri’ye ve üç boyutlu düşünmeye yeteneğim olduğunun farkında olmam beni cesaretlendiren diğer etkenlerdendi.

Tasarım yapmak, mimari kararlar vermek, hem öğrencilik hayatında hem de iş hayatında sancılı süreçler yaşatsa da sonunda ortaya size dair iyi bir iş çıkarmanın verdiği haz her acıyı unutturabilir tesirdedir. Kolektif çalışma ortamları birçok fikrin çatışmasını ve sentezini doğurur ve çeşit çeşit insanla iletişim kurabilme yetisini, hoşgörü ve tahammül sahibi olma yönlerini besler bir mimarın. İhtiyaç niteliği taşıyan bu karakterdeki insanları kazanan toplumlar da durumdan kazançlı çıkacaktır.

Meslekleri Tanıyalım

Çalışma alanı geniş

Makine Mühendisliği

Her türlü mekanik sistemlerin ve enerji dönüşüm sistemlerinin tasarımının geliştirilmesi ve üretiminin planlanması konularında eğitim ve araştırma yapar. Geniş bir çalışma alanına sahiptir.

Ülkemizde iş bulunabilecek bir alan

İnşaat Mühendisliği

Programda, köprü, yol, tünel, baraj, havaalanı gibi hizmet yapılarının ve endüstri yapılarının tasarımı, planlaması, projelendirilmesi, yapımı ve denetimi ile ilgili konularda eğitim ve araştırma yapılıyor. İnşaat Mühendisliği de ülkemiz koşullarında gereksinim duyulan meslek dallarından biridir. Bu gereksinim gelecekte daha da artacaktır. İnşaat Mühendisleri özel mühendislik bürolarında ya da müteahhit olarak çalışabilecekleri gibi; Bayındırlık, Tarım, Orman, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Ulaştırma Bakanlıklarında, DSİ, Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kamu iktisadi teşekküllerinde de görev alabilirler.

Yaratıcılığına güvenenler için

Mimarlık

Mimarlık, insanın içinde yaşamını sürdüreceği yapıların estetik ve kullanışlılık ilkelerini gözönüne alarak tasarlama sanatıdır. Mimarlar plan çizer, binanın şehir imar planına uygun olmadığını inceler, binanın plana uygun yapılıp yapılmadığını denetler ve binalarda değişiklik veya onarım için plan hazırlar. Mimar olmak isteyenlerin şekil ve uzay ilişkilerini görebilme, görsel sanatlarla ilgilenme, yaratıcılık ve estetik görüş sahibi olup, tasarım yeteneğini sahip olması gerekir.

Denizi sevenlere

Gemi Makineleri

Gemilerde, elektrik üretim sistemleri, kazan sistemleri, itici güç sistemleri ve bu sistemlerin operasyonları, bakım, tutum ve onarımlarıyla sorumlu mühendislik dalıdır. Gemi makineleri işletme mühendisleri ayrıca, gemilerde bulunan atık su sistemleri, yakıt transfer sistemleri, aydınlatma sistemleri, havalandırma ve tatlı su sistemlerinin, düzenli olarak çalışmasından ve bakım-tutumundan da sorumludurlar. Mezunlar lisans diplomalarını aldıktan sonra gemi ve gemi benzeri tesislerde mühendislik hizmetleri sunar.

Merak ettikleriniz

◊ Tercih işlemlerini internetten bireysel olarak mı, yoksa başvuru merkezlerine müracaat ederek mi yapmak daha sağlıklıdır? ÖSYM’nin de kılavuzda açıkladığı gibi internet kullanımında deneyimi bulunmayan ve yanlışlık yapmaktan çekinen adayların tercihlerini Başvuru Merkezleri aracılığı ile yapmaları daha doğru olur. Tercihlerin internet üzerinden aday tarafından gönderilmesi durumunda yapılabilecek yanlışların sorumluluğu adaya aittir.

◊ Genel lise mezunuyum. İki yıllık bölümleri tercih edebilir miyim? 140 barajını aştığınız tüm YGS puan türlerinde, lisedeki alanınız ne olursa olsun 0,12 AOBP’li Y.YGS puanınızla 2 yıllık bölümleri tercih edebilirsiniz. Ancak, 2 yıllık bölümlerde meslek lisesi çıkışlı adayların yerleştirilme önceliği vardır. Bu nedenle genel lise çıkışlı öğrenciler, meslek liselilerin yerleştirilmelerinden sonra boş kalan kontenjanlara yerleştirilirler.

◊ Herhangi bir puan türünde 140.000-179.999 arasında puan alan bir aday Açıköğretim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Programı’nı tercih edebilir mi? Hayır. Açıköğretim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Programı’nı tercih edebilmek için DİL-1 puanının 180.000 ve üzeri olması gerekir.

Kılavuzda aynı isme sahip bazı bölümler, örneğin; Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Bankacılık ve Finans vb. hem YGS hem de MF veya TM puanlarıyla tercih edilmekte. Bunun nedeni nedir? Sözü edilen bölümlerden bazıları yüksekokula, bazıları ise fakülteye bağlıdır. Fakülteye bağlı olanlar MF ya da TM puan türlerine göre öğrenci alırken, yüksekokullara bağlı olan bölümler ise YGS puan türlerine göre öğrenci alır. Yüksekokullara bağlı olan ve YGS puan türleriyle öğrenci alan bu bölümler ayrıca meslek lisesi çıkışlı öğrencilerin ek puanla yerleşebileceği bölümlerdir.

Örnek tercih listeleri

Tercih yorumu: Aday; ilk tercihlerine başarı sırasına bakmaksızın idealindeki bölümleri yazmış. Tamamıyla istek sırasına göre hazırlanmış bir listedir. Adayın 6, ve 14. tercihleri bir önceki tercihe göre daha yüksek bir başarı sırasına sahiptir. Bu durum kazanma olasılığı açısından herhangi bir sorun yaratmaz. Bu şekilde sıralanmasında sakınca yok. Bölümlerin başarı sıralarında her yıl düşme veya yükselme olduğu için, listesine kendi başarı sırasından yüksek bölümlere de yer vermiş. Yerleşememe ihtimalini en aza indirmek için MF-4 puan türünde kendi başarı sırasının altındaki bölümleri de yazmış. Aday, MF-4 ve MF-3 puan türü ile tercihte bulunmuş. Toplam 30 tercih hakkı olmasına rağmen 17 tercih yapmıştır.

Y-MF-3 Başarı sırası: 19.400 Y-MF-4 Başarı sırası: 18.000 Sıra No Üniversite Adı Bölüm Adı Başarı Sırası

1. Kocaeli Üniv. Tıp Fakültesi 5210 
2. Trakya Üniv. Tıp Fakültesi 7710 
3. Boğaziçi Üniv. Moleküler Biyo. Ve Gen. 8280 
4. ODTÜ Moleküler Biyo. Ve Gen. 10.800 
5. İTÜ Moleküler Biyo. Ve Gen. 14.300 
6. İstanbul Üniv. Diş Hekimliği 10.500 
7. Kocaeli Üniv. Diş Hekimliği 11.800 
8. KATÜ Diş Hekimliği 13.400 
9. Ege Üniv.  Eczacılık 15.600 
10. Anadolu Üniv. Eczacılık 16.500 
11. ODTÜ Gıda Mühendisliği 23.700 
12. İTÜ Gıda Mühendisliği 26.700 
13. Ege Üniv. Gıda Mühendisliği 49.900 
14. Ege Üniv. Biyomühendislik 30.200 
15. Yıldız Teknik Üniv. Biyomühendislik 30.600 
16. Ege Üniv. Kimya Mühendisliği 45.800 
17. Uludağ Üniv. Gıda Mühendisliği 55.300

Puan önemli ama isteğinize öncelik verin

Tercihler 5 Ağustos’a kadar sürecek. Tercih sıralamasında doğru sıralama yapmak için öncelik puan değil, isteğiniz olmalı.

En çok okumayı istediklerinizi listenize alın. Puanınızdan veya başarı sıranızdan daha üst bölümleri ilk sıraya yerleştirin. Hiç okumayacağınız, gitmeyeceğiniz programlara listenizde yer vermeyin. Her yıl yaklaşık 250 bin üniversite öğrencisi, tekrar sınava giriyor. Bunun nedeni ya ilk girdikleri yıl puanları boşa gitmesin diye tercih listesine yazdıkları alanlarda okuduklarında o programın kendilerine uygun olmadığını görmeleri, ya da herhangi bir eleme yapmadan sadece üniversite kazanmak için liste oluşturmaları. Kazanınca burada mutlu olamayacağını anlıyor ve okuduğu bölümü değiştirmek için yollar arıyorlar. İşte bu nedenle tercihleriniz en çok istediğinizden, en az istediğinize göre sıralansın. Tercih listesi en fazla 30 bölümden oluşacak. Tercih yaparken ‘Y’ ile başlayan bölümdeki (Y-YGS, Y-TM, Y-MF,Y-TS, Y-DİL) puanları ve sıralamaları kullanın. Devlet üniversitleri harçlar dışında ücret almıyor.

Vakıf üniversitelerinin ücretlerini iyice inceleyin. Kılavuzdaki puan ve sıralamanın yanında yer alan özel koşulları mutlaka okuyun. Not: Sınava giren adaylar da, biz basın mensupları da ÖSYM’nin 11 Temmuz’dan itibaren her gün sonuçları açıklamasını bekliyoruz. Bugüne kadar tercih döneminden birkaç hafta önce sonuçlar açıklanırdı. Ancak, günlerdir ÖSYM’den hiçbir yetkili sonuçların ne zaman açıklanacağına dair herhangi bir açıklama yapmıyor. Devlet sırrı gibi saklanan sınav sonuç tarihi konusunda ÖSYM’nin kapıları duvar adeta. Son olarak cuma günü yapılan açıklamada sonuçların 3 gün içinde açıklanacağı belirtilmişti. Biz de buna güvenerek, dünkü yazımızda “sonuçlar açıklandı” cümlesine yer verdik. Yaz sıcağında, sonuçları açıklandı, açıklanacak diye bekleyen adaylardan ÖSYM adına özür diler, düzeltiriz. ÖSYM şimdi de perşembe günü sonuçları açıklayacağını duyurdu. Umarız bu kez yine vazgeçmez.


Rektörlerden tercih tüyoları

Bugünkü meslekleri değil 5-10 yıl sonrası meslekleri öngörerek tercih yapın

Prof. Dr. Ahmet Acar (ODTÜ Rektörü)

Adaylar tercih yaparken, “Şehir mi, üniversite mi, bölüm mü?” diye kendilerine soru sorması lazım. Hangi genel alan seçileceği önemli. Tıp mı, mühendislik mi, idari bilimler mi? Ya da jeoloji mi, çevre mühendisi mi? Hangi alanı tercih edecek? Bütün bunlar öğrencinin alacağı formasyonu, bir anlamda yaşam tarzını belirleyecek. Tercih yaparken de mümkün olduğu kadar ilgilerini, çalışma ortamlarını, eğitimlerin neyi içerdiğini, mezuniyet sonrası nasıl bir iş dünyasının kendilerini beklediğini düşünmeleri gerekiyor.

Birkaç bölümü bir arada okuyacağınız alanları tercih edin

Mezunların önemli bir kısmı derecesini aldığı alanda çalışmıyor. Mühendisler, bankacı oluyor. İdari bilimlerden mezun olanlar teknik işlerde çalışabiliyorlar. Yaşam insanın önüne böyle dönemeçler çıkarıyor. Bu sene üniversiteye girecek olanların önemli bir kısmı bundan 10 sene sonra belki bugün düşünmediğimiz mesleklerde çalışacaklar. Sadece bugünkü meslekleri değil, belki 5-10 sene sonraki imkanları öngörmek lazım. O da çok kolay bir öngörü değil. Bölüm önemli. Lisans eğitimi bazı alanlarda meslek, ama genelde formasyon veriyor. Çok az öğrenci mezun olduğu gün hangi masaya oturacağını biliyor. Üniversitenin öğrencinin önüne seçenek koyması çok önemli. Seçimi yaptıktan sonra kilitlenip kalmak bir öğrenci açısından çok iyi sonuçlar vermiyor. Dolayısıyla bir üniversiteye gittiğiniz zaman o üniversitenin size ilginiz ve yetenekleriniz paralelinde kendinizi geliştirebilmenize olanak sağlaması gerekiyor. Öğrenciler sadece bir alanda bilgi dağarcığını doldurmanın dışında çok geniş bir yelpazede kendisini geliştirme imkanına kavuşmalı. Çok dar bir alana girip  kısıtlanmayacakları bir tercih yapmalılar. Bunun için de yan dal, çift ana dal, seçmeli ders olanakları geniş olan üniversitelerdeki disiplinleri seçmeliler. Öğrenciler tercih yaparken seçtikleri disiplinde kendilerine en iyi eğitimi verecek programı seçmeli. Tercih edecekleri üniversitenin akademik kadrosuna, laboratuvar, kütüphane olanaklarına, sosyal ortamına bakmalılar. Son olarak da tercih yaparken karar verecekleri üniversitenin, kendilerini sosyal hayata ve çalışma hayatına hazırlayacak sosyal, kültürel, düşünsel olanaklarına ve kampus ortamına da  dikkat etmeliler.

Uzmandan öneriler

Bu tercihle önümüzdeki 50 yılda bize ne diyeceklerine karar veriyoruz aslında

Celil Vardar (Final Eğitim Kurumları Rehberlik Koordinatörü)

Artık iş dünyası işe alım tercihlerinde üniversite mezunlarına “hangi okuldan mezunsun?” sorusunu birinci sırada sormaktan vazgeçti. Çünkü bilgi, teknolojinin çok hızlı gelişmesi sonucunda artık herkese çok hızlı ve eşit biçimde ulaşabiliyor. Yani işe alımlarda iş dünyasının önceliklerinin kişisel farklılıklar ve kişisel gelişim düzeyi doğrultusunda olacak gelecekte. Hangi üniversiteyi bitirirsek bitirelim önümüzdeki dönemde gerçekten yetenekli birinin tanınması, bilinmesi artık bu iletişim çağında zor değil. Sosyal paylaşım sitelerinde, haber sitelerinde  her gün nelerle ve kimlerle karşılaştığınızı bir düşünün.

Önümüzdeki yıllarda üniversitenin herhangi bir bölümünden mezun olmuş bir aday kendisini eğitimini aldığı alanın tamamen dışında bir alanda iş yapıyorken bulabilecektir.

Gerçekleştirilmesi yasalarla belirlenmiş hekimlik, eczacılık, öğretmenlik, hemşirelik, avukatlık gibi mesleklerin dışında bir alandan örneğin fizik ya da matematikten mezun bir aday kendisini herhangi bir firmanın bilgi işlem merkezinde çalışıyorken görebilecektir. Bu nedenle adayların tercihlerinde birinci derecede önemli olan “iş bulabilme garantisi”  anlayışı giderek değişecektir. Çünkü eğitimli insanlara hayatın her alanında ihtiyaç doğacaktır. Bilgiye ulaşmanın yollarını öğrenmiş, bilgi transferini yapabilen, bilgiyi kullanmayı öğrenmiş eğitimli bireyler her zaman tercih edilecektir. Üniversite bilim üretir, bilim adamı yetiştirir. Bilim adamı olmak istiyorsak üniversiteye mutlaka gitmeliyiz.Üniversite bir mesleki donanım kazandırır; o mesleği öğrenir ve uygularız. Üniversite bireye üniversite kültürü kazandırır. Fakat bir insan için hayatta önemli olan mutlu olmaktır. Yüksek puanlar almak, iyi bir üniversiteye girmek, iyi bir iş sahibi olmak, çok para kazanmak ya da ünlü olmak gibi talepler aslında mutlu olmanın araçlarıdır. Üniversiteye girecek adayların da ortalama yirmili yaşarda olduğunu varsaydığımızda seçilecek bir programla, yapılacak bir tercihle aslında hayatımızın bundan sonraki 50 yıllık döneminde bize ne diyeceklerine, bizim nasıl yaşayacağımıza karar vermiş olacağız. Bize Doktor Ahmet Bey mi, Eczacı Çiğdem Hanım  mı, Avukat İsmail Bey mi…ne diyecekler? İşte buna karar veriyoruz aslında. Mutlu olabileceğimiz, yapmaktan keyif alabileceğimiz bir işimiz olmalı. Tercihin özü işte burada. Adaylar tercih yaparken bu noktayı unutmamalı bence.

Merak ettikleriniz

MF, TM, TS puanları hangi yükseköğretim programlarına girişte kullanılacak?

Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu çıkışlı adayların yerleştirilmesinde ek puan uygulanan programlar dışındaki 4, 5 ve 6 yıllık lisans programlarına yerleştirmede kullanılacaktır.

2 yıllık bir yüksekokul okuduktan sonra 4 yıllık bir bölüme geçiş yapabilir miyim?

Evet, geçiş yapmanız mümkün. Ancak bu geçişi yapabilmek için yine ÖSYM’nin yapacağı Dikey Geçiş Sınavı’na (DGS) girmek gerekir. Ayrıca DGS’ye giren her aday kendi alanının devamı niteliğindeki lisans programlarını tercih edebilir.

Meslek lisesi mezunuyum. Sınavsız geçiş hakkımı kullanarak bir programa yerleşirsem önümüzdeki yıl ortaöğretim başarı puanım düşer mi?

Meslek lisesi mezunları sınavsız geçiş haklarının bulunduğu kendi alanlarının devamı niteliğindeki ön lisans programlarına yerleştirildiklerinde bir sonraki yıl puan kaybına uğramazlar.

Sınav sonucumda bir problem olduğunu düşünüyorum. Bu durumda sonuca itiraz etme hakkım var mı?

Adaylar, nedenlerini belirtmek suretiyle, sınav sonuçlarının incelenmesini ÖSYM’den isteyebilirler. Adayların, isteklerini belirtmek için kılavuzun sonuna eklenmiş olan Genel Amaçlı Dilekçe Örneğini veya fotokopisini kullanmaları gerekir. Bu dilekçenin işleme konabilmesi için, ÖSYM’nin T.C. Ziraat Bankası Güvenevler Şubesi/Ankara hesabına, kılavuzda belirtilen ücretin yatırıldığını gösterir banka dekontunun eklenmesi gerekir. Adaylar, gerekli bilgileri yazarak, hazırladıkları dilekçeyi PTT kanalıyla ÖSYM Sınav  Hizmetleri Müdürlüğü 06538 Bilkent/Ankara adresine gönderebilirler ya da elden teslimedebilirler. Yerleştirme sonuçlarının incelenmesini isteyen adaylar, bu sonuçların ÖSYM tarafından açıklanmasından itibaren en geç 30 gün içinde başvurmalıdırlar.

Öğrenciden

İş imkanları tercümanlıkla sınırlı değil

Selen Aziz (Yıldız Teknik Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü 3. sınıf öğrencisi) Küçük yaşlardayken, futbolcuların yanında tercümanlık yapan kişilere özenirdim. Özellikle de yabancı futbolcular bir cümleyi tamamladıktan hemen sonra aynı cümlenin Türkçe karşılığını duymak beni çok şaşırtırdı. Her dinleyişimde aklıma, “Acaba kelimeleri bire bir çeviriyor mudur?” ya da “Cümleyi kendine göre basitleştiriyor mudur?” gibi sorular geliyordu.

Dile karşı her zaman bir merakım vardı, bu nedenle de Sainte Pulcherie Fransız Lisesi’ne gitmeye karar verdim. Okuduğum lisede dil bölümünün açılmadığını öğrenince ilk zamanlar çok üzüldüm, fakat derslerimin gidişatı sonucunda FenMatematik Bölümü’nde okumaya karar verdim. Burada tüm derslerimiz yabancı öğretmenler tarafından Fransızca yapılıyordu. Üniversiteye hazırlanırken çoğunlukla sayısal derslere, vakit kaldıkça da yabancı diller sınavına çalışıyordum.

Sınav sonuçları geldikten sonra ilk tercihlerim arasında tercümanlık yer aldı ve Yıldız Teknik Üniversitesi, Fransızca Mütercim Tercümanlık Bölümü’nü kazandım. Bu bölümü seçmemi sağlayan en büyük etkenlerden birisi ailemdi. Bu mesleği dile olan merakımdan ve tercümanlığın her meslek alanında geçerli olmasından tercih etmemi tavsiye etmişlerdi. Ayrıca, tercüman olarak çalışan bir tanıdığım beni çok etkilemişti. Kendisi, tam istediğim mesleği yapıyordu. Biri konuşurken o da, konuşulanları ardıl veya simültane olarak çeviriyordu. Ardıl çeviride konuşmacının söyledikleri not alınır ve konuşmacı belirli aralıklarla sözü tercümana bırakır, simültane (anında) çeviride ise konuşmacının söyledikleri anında tercüme edilir. O tanıdığım sayesinde sözlü çeviriye karşı ilgim arttı. Çok zor bir şey yaptığını biliyordum, fakat bunu ben de başarmak istiyordum. Derslerimiz sırasında da ileride bir gün tercüman olursam sözlü çeviri yapmak istediğime karar verdim. Ülkemizde sözlü çeviri yapan az sayıda insan var ve ben de onlardan biri olup, büyük kanallarda ya da önemli kişilerin yanlarında tercümanlık yapmaya karar verdim. Dışarıdan bakan herkes dil biliyorsa tercümanlık yapabileceğini düşünüyor. Fakat bu okula girdikten sonra işlerin hiç de öyle olmadığını gördüm. Düzgün ve kaliteli bir çeviri için neler yapılması gerektiğini ve çevrilen metnin okuyucu tarafından nasıl en anlaşılabilir şekilde olabileceğini ben bu bölüm sayesinde öğrendim. Bu bölümde sadece edebi metinler üzerinde değil, aynı zamanda hukuk, tıp, mühendislik, uzay, arkeoloji gibi aklınıza gelebilecek her konu hakkında detaylı bilgiye sahip olmaya çalışıyoruz. Derinlemesine araştırmalar yaparak kelimelerin ve deyişlerin Türkçe karşılıklarını bulup kullanıyoruz. Amacımız metni okuyanın hiçbir ek araştırmaya ihtiyacı olmadan anlamasını sağlamak. Sözlü çeviri yapmak istediğim için bir diksiyon kursuna gitmeye karar verdim, çünkü simültane çeviri yaparken kelimeleri net, tane tane ve en doğru şekilde telaffuz etmek gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca bu kurslarda topluluk karşısında nasıl daha rahat davranılacağı konusunda eğitim aldım.

Dil bilimlerini seviyor muyum?

Bu bölüme girdikten sonra birçok meslekle daha ilgilenebileceğimi anladım. Örneğin yurtdışı bağlantısı olan birçok firmada, gazetelerin dış haberler servislerinde ya da dergilerde tercümanlık yapabilen ve yabancı dile hakim olan kişiler aranıyor. Bu bölümün sağladığı iş imkanları tercümanlıkla sınırlı değil. Mezun olduktan sonra yüksek lisans yaparak farklı alanlara da kayabilirim. Bu bölümü seçmek isteyen arkadaşların bence ilk önce kendine sorması gereken soru, “Dil bilimlerini seviyor muyum?” olmalı. Sonuç olarak her iki dil de devamlı olarak kullanılıyor ve her iki dile hakim olmak gerekiyor. Özellikle sözlü çeviri yapmak isteyenler hızlı düşünmeli ve kelimelerin karşılıklarını anında bulabilmeliler. Yazılı çeviride bu biraz daha kolay çünkü çevirirken, düşünecek, araştıracak veya kelimenin karşılığını bulabilecek daha çok vakit oluyor.

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık

Meslekleri tanıyalım

Bu programın amacı bireylere en üst düzeyde gelişme ortamı sağlama, kendilerini geliştirebilecekleri eğitim programlarına ve mesleklere yönelmelerine yardımcı olma konusunda çalışacak elemanları yetiştirmek ve bu alanda eğitim yapmaktır. Programda Psikolojiye Giriş, Eğitim Bilimine Giriş, Eğitim Sosyolojisi, ÇocuklukGençlik-Yetişkinlik Psikolojisi gibi dersler okutuluyor ve uygulamalar yapılıyor. Bu alana girmek isteyenlerin sosyal bilimlere özellikle psikolojiye ilgili, sabırlı, dinlemesini bilen, başkalarını oldukları gibi kabul eden karakterde olmaları öneriliyor.

Mütercim Tercümanlık

Bu bölümde yabancı dilde yazılmış metnin nasıl çevrileceği (mütercim) ve yabancı dilde yapılan bir konuşmanın başka bir dile nasıl çevrileceği (tercümanlık) konularında eğitim yapılıyor. Bölüm mezunları uluslararası kuruluş ve işletmelerde, bankalarda, tercüme bürolarında, turizm şirketlerinde, devlet kuruluşlarında ve bakanlıkların dış ilişkilerinde çalışma imkanı buluyor.  Bu mesleği yapacak olanların iyi bir akademik ve sosyal yeteneğe, üst düzeyde okuduğunu anlama gücü ve belleğe sahip olması, yabancı dil ve kültürlere ilgili, uzun süre yazılı metinler üzerinde çalışma yapmaya istekli olmaları gerekir.

Örnek tercih listeleri

Sıra No Üniversite Adı Bölüm Adı Başarı Sırası

1. ODTÜ Bilgisayar Müh. 5590 
2. Boğaziçi Üniv. İnşaat Müh. 7140 
3. İTÜ Elektronik ve Hab. Müh. 7480 
4. Galatasaray Üniv. Endüstri Müh. 9470 
5. Galatasaray Üniv. Bilgisayar Mühendisliği 11.900 
6. Hacettepe Üniv. Elektrik-Elektronik Müh. (İng.) 13.400 
7. Yıldız Teknik Üniv. Elektronik ve Hab. Müh. 15.700 
8. İTÜ İnşaat Mühendisliği (İng.) 14.400 
9. İTÜ Kontrol Mühendisliği 14.100 
10. İTÜ Makine Mühendisliği 13.600 
11. İTÜ Matematik Mühendisliği (İng.) 21.600 
12. Yıldız Teknik Üniv. Makine Mühendisliği 24.000 
13. Yıldız Teknik Üniv. Matematik Mühendisliği 30.700 
14. İstanbul Üniv. Endüstri Mühendisliği 21.500 
15. Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 23.500 
16. Yıldız Teknik Üniv. Makine Mühendisliği (İ.Ö.) 33.000 
17. Yıldız Teknik Üniv. İnşaat Mühendisliği (İ.Ö.) 30.300 
18. Yıldız Teknik Üniv. Matematik Müh. (İ.Ö.) 39.600 
19. Kocaeli Üniv. Elektronik ve Hab. Müh. 26.300

Tercih yorumu: Adayın, ilk 5-6 tercihini kazanma olasılığı düşük de olsa idealindeki bölümleri yazmış, bölümleri sıralarken tamamen istek sırasını ön planda tutmuş. Ayrıca başarı sıralarında her yıl yaşanan düşme veya yükselme olasılığını göz önünde bulundurarak, listesine kendi başarı sırasından yüksek bölümlere de yer vermiş. Bu öğrenci, bu yıl kesin yerleşmek istediği için kendi başarı sırasından daha düşük bölümleri de tercihleri arasına almış. Farklı puan türlerinden alan içi ya da dışı tercih yapma şansı olmasına rağmen sadece MF-4 puan türü ile tercihte bulunmuş. Toplam 30 tercih hakkı olmasına rağmen 19 tercih yapmış.

Şimdi tercih zamanı

4 yıllık programlarda 3 kişiden biri üniversiteli olacak.


Üniversite sınavlarına giren 1 milyon 700 bin adayın 759 bin 668’i ön lisans, lisans ve özel yetenekle alan bölümlere yerleştirilecek. 3 kişiden biri 4 yıllık lisans bölümlerine girebilecek. Adayların bu durumda açıkta kalmaması için dikkatli ve iyi düşünerek bir seçim yapıp, tercih listesi oluşturması gerekiyor. 180 puan barajını aşan adaylar 25 Temmuz-5 Ağustos tarihleri arasında aslında üniversite ve bölüm tercihi, gerçek anlamda ise gelecekte yapacağı “meslek” tercihini yapacak.

Uzmanlar, adayların tercih yaparken klasik meslekler dışında, günümüz mesleklerini ve gelecekte ilginin artacağı meslekleri de düşünmesi uyarısında bulunuyorlar.

2011 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu dışında üniversite kataloglarının iyi incelenmesi, yeni mesleklerin ve göze çarpmayan yeni bölümlerin detayları hakkında bilgi edinilmesi şart.

Her ne kadar tıbbın yıldızı sönmediyse de genetik, rehberlik ve psikolojik danışmanlık, endüstri mühendisliği, lojistik, otomotiv, uluslararası ilişkiler, diş hekimliği, eczacılık, enerji sistmeleri, mekatronik, fizyoterapi ve rehabilikatsyon, gastronomi, mütercim terümanlık, elektrik elektronik mühendisliği, turizm bölümleri hala revaçta.

Şimdi tercih zamanı. Sınava giren ve lisans için barajı geçenlerin kuşkusuz en zor dönemlerinden biri önümüzdeki 15 gün.

Rektörlerden tercih tüyoları

Puana göre tercih yapmayın

Prof.Dr. Günay Anlaş (Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı)

Öğrenciler tercih yaparken öncelikle neyi sevdiklerine, ileride ne yapmak istediklerine karar vermeliler. Herkesin içinde yapmak istediği, ilgi duyduğu bir alan vardır. Seçilecek üniversitede en az 4 sene geçirileceği, bir yaşam sürdürüleceği için, üniversitenin bulunduğu şehir ve yerleşke tabii ki önemlidir. Bir üniversiteyi akademik kadrosu, öğrencileri, yerleşkesi ve mezun kitlesi diğerlerinden farklı kılar. Dolayısıyla öğretim üyesi sayısı, öğretim üyelerinin bilgi, görgü ve deneyimleri, aynı sınıfta beraber öğrenim görecekleri öğrencilerin akademik seviyesi değerlendirilmesi  gereken unsurlar olacaktır.

Tercih için özellikle bölüm önerim yok. Her bölüm ve konu seviliyorsa okunabilir. Önemli olan o seviyede eğitimi verebilecek akademik  kadronun olmasıdır. Geleceğin meslekleri için öncelikle işverenlerin görüşleri alınabilir. Biz bölümler bazında öğrencilerimizin hangi konularda daha çabuk iş bulduğunu biliyoruz. Bu konular da ülkenin durumuna göre dönem dönem değişiklik gösterebiliyor. Puana göre tercih yapmak kesinlikle hatadır.  Ancak bunun değişeceğini zannetmiyorum. Öğrenciler yine bir evvelki senenin puanlarına göre, “puanlarına yazık olmasın diye” karar vereceklerdir.

Öğrenciden

Tıp demek, yüzlerce kitap, özveri demek

Tamara Saleh (Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi)

Tıp fakültesine adım attığınız andan itibaren konuşulan ilk konulardan biri “Neden Tıp?”tır. Çocukluk hayali olduğu, puanı yüksek gelip ne yapacağını bilemediği, ailesi ısrar ettiği, fizik-matematik gibi bilimleri sevmediği için bu dalı seçen pek çok farklı görüşte insanla tanışırsınız. Çoğu arkadaşıma göre daha şanslıyım. Çünkü doktorların fazla bulunduğu bir ailede büyüdüm. Ama, ailenizin doktor olması sizin de doktor olacağınız anlamına gelmiyor, bu sizde herhangi bir baskı oluşturmamalı. Tıp demek; çok uzun çalışma saatleri, özveri, kabiliyet, yüzlerce kitap, uykusuzluk, stres ve baskı altında bile tam performans ile işine odaklanabilme demektir. Benim tıbbı seçmem sürpriz değildi, sınavdan sonra verilmiş bir karar değil, sınav öncesinde zaten benim istediğim ve üzerinde çalıştığım bir hedefti.

Mesleği sevmelisiniz

Mesleğimin en önemli özelliklerinden biri olan “insanı sevme” hususunda da bir eksikliğe sahip olmadığımı anladığımda hiç tereddüt etmeden tercihimi yaptım. Sınav stresi, puanlar,  mezun oluyorum, gelecek kaygısı derken tercih döneminde kafanızın karışık olması gayet normal. Bu noktada size yardımcı olabilecek kişilere danışmanızda fayda var. Okul ya da dershanenizdeki rehber hocalarınız, seçmeyi düşündüğünüz bölümde okuyan veya oradan mezun olmuş kişiler, aileniz bu sıralamada başı çeken kişiler olacaktır.

Soru sormaktan çekinmeyin, geleceğiniz için çok önemli bir karar vermeniz isteniyor; bu konuda sorularınızın ve çekimserliklerinizin olması en büyük hakkınız. Tıp fakültesini seçeceğimi bilmeme rağmen dönem dönem benim de tereddüde düştüğüm ve ne yapacağımı bilemediğim anlar oldu.

Yaşam biçiminiz değişebilir

Tıp fakültesini seçen ve doktorlukta karar kılmış kişi bilmelidir ki kendisi bir meslek değil bir “yaşam biçimi” seçmiştir. Sınavlara çalışmaya başladığınız andan itibaren, pek çok alışkanlığınızı düzenleyip kendinize hayat boyu sürecek bir çalışma stili bulmak zorunda olduğunuzu fark edeceksiniz. Karşınıza çıkan materyaller bir sınav konusu değil, tüm mesleğinizde kullanacağınız hayati bilgiler olacaktır. Bu yüzden de her bilgi önemli, her ders zorunludur.

Tıp fakültesi zordur

Beyaz önlükle hastane koridorlarında dolaşmak pek çok kişiye masalsı gelebilir, ama tıp fakültesi kesinlikle kolay değil, zor ve bu önlüğü giymenin bedeli de oldukça ağır. Tıp fakültesine girmek kadar, oradan mezun olmak da çok uzun ve yorucu bir süreçtir. Sürekli sınavlara girecek, daha fazla çalışamayacağım dediğiniz anlarla önünüze yığınla not konulacak ve onları öğrenmeniz beklenecek. Okulunuz hep diğerlerinden daha geç kapanıp, daha erken açılacak. Gece nöbetinin ardından gündüz derse, belki de sınava gireceksiniz. Kısacası tıp fakültesinde çok zor, yorucu, bazen bunaltıcı ama sizi amacınıza ulaştıracak bir yola çıkacaksınız.

Meslekleri tanıyalım

Gönlü doktorluktan yana olanlara

Tıp programının amacı insanlığın sağlığını koruma ve geliştirme, hastalık ve rahatsızlıklarını iyileştirme alanında çalışacak sağlık personelini yetiştirmek ve alanda çalışmalar yapmaktır. Öğretim süresi 6 yıldır. Fakültelerde öğretim “Tıp Doktorluğu” ve “Temel Tıp Bilimlerinde Lisans Eğitimi” olmak üzere iki düzeyde yapılır.

Tıbba gitmek isteyenlerin çok üstün bir akademik yeteneğe, kuvvetli bir dikkat ve bellleğe, operatör olmak isteyenlerin ayrıca el ve parmak becerisine sahip olmaları gerekir. Bilime karşı özellikle fizik, kimya, biyoloji, anatomi ve fizyolojiye de ilgi duyması, sabırlı, azimli, hoşgörülü ve insanlara yardım etme isteğinin güçlü olması gerekiyor.

Birçok alanla ilişkisi var

Moleküler Biyoloji ve Genetik

Bu programın amacı, organizmanın oluşması, yaşayabilmesi için gerekli metabolik aktiviteleri incelemek, genetik ve biyoteknoloji alanında eğitim ve araştırma yapmaktır. Programda Biyoloji, Kimya, Matematik ve Bilgisayar dışında Gen Moleküler Biyolojisi, Gen Mühendisliği uygulamaları gibi dersler okutuluyor ve staj ile bitirme projesi yapılıyor. Büyük hızla gelişen bu disiplinin tıp, fizyoloji, immünoloji, kanser genetiği, hatta ziraat ve çevre bilimleri ile yakın ilişkisi bulunuyor.

Genetik

Devlet Üniversiteleri 2010 Taban Puan 2010 Başarı Sırası Üniversite Adı
En Yüksek Program 518.794 8.280 Boğaziçi Üniversitesi
En Düşük Program 433.332 49.500 Atatürk Üniversitesi

Tıp

Devlet Üniversiteleri 2010 Taban Puan 2010 Başarı Sırası Üniversite Adı
En Yüksek Program 556.723 366 Hacettepe Üni.(İng)
En Düşük Program 512.829 10.385   Yüzüncü Yıl Üni.

Uzmandan öneriler

Beklentinize uygun bölümü tercih edin

Turgay Polat (Uğur Dershaneleri Genel Müdür Yardımcısı)

Tercih yaparken Y-LYS  puanınızı göz önünde bulundurarak tercih yapmak durumundasınız. Rakipleriniz içinde aldığınız yer sizin girebileceğiniz üniversiteleri sınırlar. Bu nedenle öğrenciler genelde puanlarının uygun olabileceği bölümleri tercih etme eğiliminde olurlar. Fakat doğru olan bu gerçeği göz ardı etmeden kişilik özelliklerinize, beklentilerinize uygun, severek yapabileceğiniz ve kendinizi gerçekleştirebileceğiniz bölümleri ve meslekleri seçmeye çalışmak olmalıdır.

Eğer ilgi ve yeteneklerinizin farkında olursanız yeterliliklerinizi ve eksikliklerinizi bilirseniz daha sağlıklı ve doğru tercihler yapabilirsiniz. Bunun için profesyonel destek almaktan çekinmeyin.( Uygulanan çeşitli test ve envanterler bu konuda size yol gösterebilir )

Türkiye’deki bütün üniversite ve bölümlerle ilgili bilgi sahibi olma şansınız olmayabilir. Fakat, üniversite tanıtım günleri ve web sayfaları sizlere yol gösterecektir. Örneğin;  Aynı bölümde iki farklı üniversite seçeneğiniz var. Bu durumda bölümlerin ders içeriklerini, bulabiliyorsanız akademik yayın sayılarını ve  akademisyenlerinin en azından unvanlarını inceleyebilirsiniz.

Merak ettikleriniz

Kaç tercih yapma hakkım var?

Toplamda 30 tercih hakkı var. Ama tamamını kullanmak zorunlu değilsiniz. 30’u aşmamak kaydıyla istediğiniz sayıda tercih yapabilirsiniz.

Sayısal mezunuyum. İşletme Bölümünü tercih edebilir miyim?

Ortak alandaki bölümlerden biri olduğu için tercih edebilirsiniz. Ancak İşletme Bölümü TM-1 puan türü ile öğrenci alıyor. Bu nedenle bu bölümü tercih ederken sizin de Y.TM-1 puanınız dikkate alınacaktır.

YGS puanları hangi yükseköğretim programlarına girişte kullanılacak?

YGS puanları aşağıda sıralanan yükseköğretim programlarına girişte kullanılacak
Mesleki ve Teknik Ortaöğretim kurumlarının devamı niteliğinde olan ön lisans programları
AÖF lisans ve ön lisans programları (İngilizce Öğretmenliği hariç)
Özel yetenek sınavı sonuçlarına göre öğrenci alan yükseköğretim programları
Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun adayların yerleştirilmesinde ek puan uygulanan yükseköğretim lisans programları

Not: Yalnız Anadolu Öğretmen Lisesi mezunlarına ek puan uygulanan bazı öğretmenlik programlarına girişte MF, TM, TS ve DİL puanları kullanılır. Buna karşılık hem mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu çıkışlı adaylara hem de öğretmen lisesi çıkışlı adaylara ek puan uygulaması olan lisans programlarına yerleştirmede YGS puanları dikkate alınır.

Tercih Tablosunu nasıl okuyacaksınız

ÖSYS karnesi nasıl yorumlanır?

Geçtiğimiz yıl uygulanmaya başlayan sınav sisteminde YGS ve 5 LYS uygulaması bulunuyor. Öğrenciler bu sınavlara tercih etmek istedikleri bölümün puan türüne göre başvurup, sonucunda birçok puan elde ediyor. İşte bu noktada en büyük problemlerden birisi de sonuç karnesinin yorumlanması. Bir öğrenci YGS ve LYS oturumlarının tamamına katıldığında 54 çeşit puanı oluşuyor. Öğrencinin okuluna, alanına, katıldığı sınav sayısına ve tercih yapabilme durumuna göre bu puanları karnesinde görüyor. İşte bu karne şöyle yorumlanıyor:

Örnekte görüldüğü gibi karnede dört ana bölüm bulunuyor. Birinci bölümde, öğrencinin kimlik numarası ve adı soyadı yer alıyor. İkinci bölümde ise, katıldığı LYS oturumlarındaki testlerdeki doğru ve yanlışları görülüyor. Bu iki bölüm öğrencilerin kolay anlayabileceği ve yorumlayabileceği bölümlerdir.

Üçüncü bölüm ise, öğrencinin okul, alan ve okul başarı bilgilerini gösteriyor. En önemli bölüm de burası. Çünkü bu bölümün en sonunda öğrencinin “Alan Kodu” yer alıyor. Öğrencilerin hangi bölümleri alan içi hangi bölümleri alan dışı seçebileceğini bu alandaki koduna bakarak belirlenebilir. Örnekteki öğrenci “1595” koduyla anılan “Fen bilimleri” alanından mezun. Bu durumda öğrenci kılavuzda bulunan Tablo-6’dan fen bilimleri alanı öğrencilerin tercih edebileceği bölümler tablosuna göre tercih yapabilir.

 

 | Puan: 10 / 2 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Melek Su { 19 Aralık 2012 17:59:44 }
Odtü nasıl bi yer? [:p)]
Merima Nur { 19 Aralık 2012 17:56:44 }
ben ODTÜ lisesi mezunuyum.Şu anda ODTÜ Makine Mühendisliği okuyorum. İnanın bana ODTÜ çok güzel bir yer.Arada sırada Eymir Gölü yakınlarına gidiyoruz. Oraya bayılıyorum
maske { 22 Şubat 2012 00:26:56 }
lojistik ve turizm otelcilik bölümleri hakkında bilgisi olan var mı... cevap yazabilirmi...
maske { 22 Şubat 2012 00:25:53 }
lojistik ve turizm otelcilik bölümleri hakkında bilgisi olan var mı... cevap yazabilirmi...
maske { 22 Şubat 2012 00:24:11 }
lojistik ve turizm otelcilik bölümleri hakkında bilgisi olan var mı... cevap yazabilirmi...
yıldız { 02 Ağustos 2011 01:54:53 }
meslek lisesi mezunuyum..alan dsı tercih yapmak istiyorum bankacılık bölümünü 2 yıllıkta olabilir lysyde girdim ama alan dışı tercih yapamıcağımı bankacılık bölümünün kendi alanında kişileri alacağını duydumm..ben tercihlerimde bankacılk bölümünü bulunduramıcakmıyım?
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA


Anketi Doldur, Hediye Tatil Kazan